28 Nisan 2011

Hatırlayalım. Unutmıyalım.

Ne çabuk golu yedik hemde dünya rekoruymuş. İki tarafımız da çok yorulmuştuk. Bütün gücümüz tükenmişti.
G.Kore yenildi. Maç bitti ve kimse üzülmeye gerek duymadı. Maç şahaneydi. Bu her zaman görebilecek bir sahne değil.
 Kimse yenilmek için hatta beraber olmak için oynamaz ama yenmeye çalışır.

Gel oynayalım. Kaleye koşalım, topu almak için sert faullar yapalım, hızlı kayalım.  90 dakika geçti mi ? Sahadaki olaylar sahada bırakalım. Tuttuğumuz ellerimizi kimse koparmaz. Kan kardeşi şaka değil, iki ülke güldürmek için oluşturulan laf da değil. "Kalbim Türkiye'de" derken sizi duygulandırmak için mut vermek için de değil. Bu kelimeyi neden kullanıyorum? Çunkü bu bir GERÇEK.

Ben kimim?

Beni tanıyor musunuz? Kırık mırık Türkçemden görebildiğiniz gibi yabancıyım. Çok uzaktan geldim. Uçakla 12 saat, hızlı trenle 60 saat, otobüs ile 300 saat, yürüyerek.. denemeyin lütfen. Çekik gözlerim ve çok tatlı konuşma şekilim var. (Bilmem. siz diyorsunuz) Türkler kadar kıl yok ve uzaktan gelen topu Türkler gibi göğuş ile alabilecek yeteneğim yok.                                                                                



 Ama eşek gibi koşarım, Tuncay Şanlı gibi vazgeçmeye bilmiyorum.







                                                       Orta Doğu Teknikal Üniversite'yi girdim ve bıraktım.
Daha doğrusu onlar beni bıraktılar (6 senedir ancak 3'cu sınıfa kadar gelebildim ve Semikondoktör ile kavga ettim 4 dönemdir küstüm. Son anda tüm EE bölümü ile küstüm xD)
 Okul iyidi, arkadaşlarım hem zeki ve hem çalışkan hem manyaktı :D Ama ben okulun değerini bozmamak için kampüsün kapısından tamamen çıktım. Ve okumak için hiç girmeyeceğim. (ama kampüs o kadar büyük ki ayı ve avartayı avlamaya gidebilirim)

 Bozuk Türkçem konusunda bir bahanem daha var.
Okul Amerikanca ile ders veriyordu ve etrafımdaki arkdaşlarım  düzgün Türkçeyi öğretmediler. Bunu düzeltmek yada kendimi doğru yola yönlendirilmek felan düşünmüyorum.
Bu kadar Türkçem zaten yiter ve Mikemmel diye düşünüyorum.
Sevdiğim oyuncu aşağıda gösterilen adam. Sanırım bu adam için script gerek yok. hatta bişey konuşmasına da gerek yok. Ekranda çıksın. YİTERİYA

son olarak su iskender kebabına bayılıyorum. Tereyağ içinde yüzerim.



26 Nisan 2011

Ceza almak isterim


İstanbul bir hapis olsa ben en ağır ceza isterim
Bu kadar güzel bir "sanatı" daha göremedim ve göremiceğim.
Hadi gel bu harika hapise.
Bizi tatlı ceza ile kilitsin ve hiç açmasın.
(Resim : www.fanpop.com)